Anasayfa / Fotoğraf / Aytunç Altındal: "Ekümenik ve Ermeni Meselesi Üzerine Söyleşi"

Aytunç Altındal: "Ekümenik ve Ermeni Meselesi Üzerine Söyleşi"

SKY TÜRK- Ekümenik ve Ermeni Meselesi Üzerine Söyleşi    

 

Ekumenik Nedir?

 

Türkiye'yi ziyaret eden Alman basını neden patrikhaneye ekümenik ifadesini kullandı. Patrikhane ve buna bağlı olarak ortaya çıkan ekümenik olgusu ne ifade ediyor. Ve niçin son zamanlarda gündeme taşınıyor. Türkiye için bu hareketlerin anlamı nedir? Türkiyede'ki hıristiyan yapılanmada ortadoksların yeri nedir. Merak edilen tüm bu soruların cevabını usta araştırmacı yazar Sayın Aytunç Altındal'dan öğreneceğiz.

 

Ermeni soykırımının konuşulduğu bir ortamda Alman Başbakanın ‘‘Açık denizlerde ve parlamento da işimiz Allah'a kalmıştır'' Hakikaten işimiz Allah'a mı kaldı? Haklılık payı var mı acaba Schroder'in?

 

Aytunç ALTINDAL: Evet efendim önce bu sözün latincesi bu çok eski bir sözdür, bu sözün latincesi Suave mari magno yani açık denizde boğulmakta olanları kıyıdan seyretmek hoştur. O biraz kibarlık yapmış işimiz Allah'a kalmış demiş. Ama cümlenin aslı suavi mari magno yani açık çalkantılı denizde olanları kıyıda durup seyretmek hoştur.

 

 

Ermeni Meselesi

Gelelim bu Ermeni meselesine, şimdi efendim meselenin yıllardır söylüyorum. T.B.M.M.'ne çağırdılar orada söyledim. Hatta Cumhurbaşkanımızın açıklama yaptığı gün, bu işi tarihçilere bırakalım dediği gün tesadüf bu ya ben de T.B.M.M.'de konuşma yapmaya davet edilen kişilerden biriydim. Dedim ki: bugün Cumhurbaşkanımız böyle dedi ama, bence bu olaya tarihçiler açısından değil bu olay siyasi. Bakın neden siyasi. Amerika'da senatolardan geçiyor. Dünyada hiçbir tarih kurumu kalkıpta efendim Türkiye'ye Türkler soykırım yapmıştır diyemiyor. Tarih kurumu yok ortada. Siyasi meclisler var parlamentolar işte. Meclisler var Amerika'daki eyalet meclisleri var vb..., şimdi Avrupa'dakiler de var başladı.

Dolayısıyla meclisler siyasi kurum. Tarihi kurum değil. Hala tarihçilere bırakın ya tabi ki tarihçi çalışsın, araştırsın, bulsun. Ama Ermeni Meselesi siyasi bir olay, ikincisi diplomatik, üçüncüsü kilise bağlantılı. Bu üçlü var ortada. Türkiye bütün gayretini bunlara yöneltmelidir dedik beş senedir ve Türkiye bu konuya ağırlık vermelidir. Bizim tarihçilerimiz ne getirirlerse getirsinler hanımefendi bu kabul edilmeyecek. Ben size söyleyeyim. Onlar hiçbir belge getirmeseler de dahi, bakın mesele nerede, burası işin özü çok önemli, bakın burası çok önemli. Bu olay ortaya getirilmeye Yahudi soykırımı meselesinden sonra hazırlanmaya başlandı ve dediler ki bakın İsrail kuruldu ve 60 senedir. Almanya'dan tazminat alıyor 60 senedir hala alıyor. Ha şimdi bize söylenen şu. Şimdi bunun da Fransızca bir tabiri var ama bu da diplomatik dilde yer aldığı için kullanıyorum. Kendim istediğim için kullanmıyorum.

 

‘‘Suzan ta....

Yani .....tan şunu söylemek istiyorum. Şurada üç milyonluk açlıktan ölen bir Ermenistan var. Şuna her sene 8-10 milyar dolar yardım edeceksiniz beyler. Yani bu 40 senede olabilir, 35 sene de olabilir, 50 sene de olabilir. O Ermenistan ayakta duruncaya kadar. İsrail nasıl 50 senedir Almanya'nın sırtından geçiniyor, Amerika'nın sırtından geçiniyor ise burada da siz bu 3 milyonluk Ermenistan'ı besleyeceksiniz. Bu adamlar aç.

 

 

Dolayısıyla Avrupa'nın da işine gelecek mi bu yani. Biz siz müdahale ederiz. Ekonominiz eğer istediğimiz gibi yürümezse biz size müdahale ederiz tarzını benimsediklerine göre.

 

Aytunç ALTINDAL: O da gelecek. Başka bir hadise daha gelecek. Tazminat ödeyin ödemezseniz ödettiririz diyecekler. Yani ödemiyor musunuz, yani siz ödemek istemiyor musunuz? Yani siz soykırım yok mu diyorsunuz. Yani kabul etmiyor musunuz bunu, biz sizi insan hakları mahkemelerinde tazminata mahkum edeceğiz. Çünkü o mahkeme benim mahkemem.

 

 

EKUMENİZM

 

Alman Başbakanı ülkemizde patrike ekümenik ifadesiyle sıfatıyla konuşması ne anlama geliyor.?

Aytunç ALTINDAL   Şimdi bir de işin üçüncü ayağı dediğimiz kilise meselesine hemen oradan ekümeniğe gelmek istiyorum. Ekümeni Hıristiyan dinin ve uygarlığının ekonomik olduğu coğrafi alan, egemen olduğu evet, bu nedenle de ekümenik olduğu coğrafi alan demektir.

 

Bu nedenle de toplantılarda ekümenik yine Hıristiyan mezhepleri arasında yürütülüyor. Fener Rum Patrikhanesinin İstanbul Patriğinin 451 yıldan bu yana Ekümenik unvanı bulunduğunu ifade ediyor. Buradan yola çıkarak Alman basını geldi ziyaret etti ülkemizi gitti. Patrikhaneyle de görüşmeleri oldu. Patrik kendini Ekümenik sıfatıyla ifade etti. O şekilde hitap etti. Bunu siz kıyasladığınızda ne görüyorsunuz. Alman Başbakanı ülkemizde patrike ekümenik ifadesiyle sıfatıyla konuşması ne anlama geliyor.?

Şimdi tabi o Türkiye'yi empoze anlamına geliyor. Çünkü bu Schroder'in kendisi Ortodoks falan değil. Protestan. Gidip Ortodoks Patriği adıyla bilinen kişiyi ne yapıyor ziyaret ediyor. Ve onunla görüşmeler yapıyor. Şimdi ekümeniklik meselesi Türkiye'nin en hayati olayı . Çünkü ekümeniklikle birlikte evvela ruhban okulu da var unutmayalım. Ekümenik nedir sorusunun cevabını yıllardır ben bu adamlara soruyorum, bu adamlar da kilisede hiçbir cevap vermiyor. Sonunda rica ettim. Emin Şirin Bey bir soru önergesi getirdi meclise ve başbakan da sordum dedi ki bu adamlara sordum. Bunlarda geçen sene bir açıklama yaptılar mecburen. O açıklamalarında aynen şu cümleler geçiyor, diyor ki: ‘‘Ekümenik demek Hıristiyan ümmetinin coğrafi alanlarını kapsamaktadır.'' Şimdi Türkiye'de ümmet kelimesini ben kullansam içeri girerim. Ümmetçilik yapsam ben içeri girerim. Papaz diyar ki Hıristiyan ümmetinin kapsadığı alanlar dediği zaman papaza bir hadise olmuyor.

 

Ekümene nedir? Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başpapaz'a Ekümeniklik Verse Ne olur?

Aytunç ALTINDAL: Evet. Şimdi. Ekümeniklik aynen ben size bunu bir adım daha açarak söyleyeyim. Ekümene demek islam dininde bir Darül İslam kavramı vardır. Bu Ekümene kavramı da Hıristiyanlıktaki. Bunu tam karşılığı şu: ‘‘Hıristiyan dininin ve şeriatının efendim ve şeriatının egemen olduğu coğrafi alanlar.'' Ha şimdi orada tabi şeriat kelimesi tabi meclise yazdıkları için geçirmemişler. Ümmet demekle onu içine koyuyor. Çünkü şeriat ümmette olur. Dolayısıyla o kelimenin içinde men demiş o şeyi yapmış. Ama aslında Hıristiyan ümmetinin ve şeriatının geçerli olduğu şimdi gelelim eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti patriğe ki patrik bile değil, oradaki başpapaz patrik sıfatı yani resmi sıfatı başpapaz evet ekümeniklik verse. Bakın ne olur. Şimdi önce iki hususa deyinelim. Birincisi T.C. Devletinin o başpapaza verdiği bir unvanı o adam kullanıyor. Bu suç gelen devlet başkanı Türkiye'de verilmemesi olan bu unvanla birisine hitap ediyor, bu da diplomatik etiğe ayrıkı bir tavır. Şimdi efendim biz bu papaza desek ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti. T.B.M.M. tabi başka yer yok desek ki efendim biz sizi ekümenik kabul ettik. Bu adam haklı olarak ne diyecek. Peki beni kabul ettiniz mi? Ekümenik everensel olarak kabul ettiniz mi? Ettik. Ortodoks aleminin liderini benim olduğumu kabul ettiniz mi? Ettik. Nerede benim Ekümenem. Benim Ekümenem neresi. Yani benim Ekümenikliğim nerede geçecek. O zaman da diyecekler ki Avrupa'daki hemen tıpkı Vatikan gibi sizde şunlara 300-500 dönüm yer verin bu orada geçsin. Bakın ne oluyor gene sonrasında. Bakın Türkiye'de gene birileri içimizdeki bir hain kontenjanı var ya onlar gene hemen gene yayına başlayacaklar. Efendim 300 dönüm yer versek ne çıkar.

 

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti 300 dönüm yeri kiralasa ve bundan da para kazansa ne olur.

Aytunç ALTINDAL: Mesela, diyecekler bir vakıf aracılıyla efendim biz patrikhaneye böyle bir yer kiraladık ne olur. Zaten günümüzde hep o ne olurluk var. Kıbrıs'ı versek ne olur 12 mile çıksa ne olur. Fener patriği ekümenik olsa ne olur. Kuzey Irak'a Kürk devleri kurulsa ne olur. Bu ne olurizm . Yeni bir numara çıkarttılar içimizdeki hain kontenjanı ne olurizm numarası bu . Şimdi biz dönüyoruz bu 300 dönüm konumuza. Adam haklı olarak diyecek ki kiralık veya değil burası bu 500 dönüm 200 dönüm 300 dönüm neyse arazi benim midir? Sizin istediğiniz gibi tasarruf edersiniz. Maddidir diyecek burada Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yasaları geçmez. Burada Hıristiyan şeriatının yasaları geçer. Tıpkı Vatikan gibi. Vatikan'ın içinde Roma Hukuku geçmez. İtalyan devlerinin hukuku geçmiyor. Roma değil Vatikan'ın hukuku geçiyor. Ha şimdi ne oldu sizin lozanınız.

 

 

Lozan falan delinmiş mi oldu.

Aytunç ALTINDAL: Bir dakika çok daha başka bir olay falan delinmiş oldu hanımefendi. Ne oldu laiklik efendim. Laiklik ne oldu. Evet evet geçiyoruz. Durun daha bitmedi. Çok çok tehlikeli bir konu bu.5OO dönüm arazi benim midir? Burada T.C. Hükumetinin yasaları geçmez. Burada Hıristiyan şeriatının yasaları geçer tıpkı Vatikan gibi. Vatikan'ın içinde Roma hukuku geçmez.Roma devletinin hükümetinin yasaları geçmiyor. Vatikan'ın hukuku geçiyor.Haa şimdi kılık kıyafete de ben karar veririm diyecek. Laiklik n'oldu. Siz bugün başörtülü kızı sokmuyorsunuz okula. Papaz n'olacak orda o kıyafetle yaşayacak haklı olarak diyecekki burası benim ekümenem ya burda bana nasıl karışırsın kardeşim. Sen git sokaktaki kızı döv diyecek polise. Ha şimdi aldınız mı başınıza bir dert daha? Ve en mühim tarafı bunun ekümenik olmasını bu baş papazın ekümenik olmasını Rusya tanıyacak mı? Rusya tanımıyor böyle bir olayı. Putin geldi, Schröder geldi gitti elini sıktı konuştu etti ama Putin'e soruldu ‘ Efendim Fener Patriği ,Ortodokslar'ın başı ekümeniktir kendisini ziyaret edecek misiniz?' diye sorulduğunda cevap ‘ O kim? ben tanımıyorum ' 260 milyon Ortodoks'un siyasi temsilcisi Putin Rusya Devlet Başkanı.

 

Tanımadığını ifade ediyor.

Aytunç ALTINDAL: Evet. Birileri yutturmaya kalkıyor. Bütün dünya bu adamı ekümenik kabul ediyor. Ya 260 milyon Ortodoks'un siyasi lideri ve kilisesi Rus kilisesi bu adamı ekümenik kabul etmiyor. Şimdi biz mecbur muyuz bu adamı ekümenik kabul etmeye?

Bunu soruyorsunuz Sn. Altındal geçen seneye dönecek olursak Amerika büyük elçisi Eric Edelman bir davet verdi sizde hatırlayacaksınız ve davetde patriği ekümenik sıfatıyla çağırması büyük tartışmalar oluşturdu. Patrikhane yetkilileri bu tartışmanın akabinde hemen şöyle bir açıklama yaptılar. ‘ Biz Türkiye dışında her yerde kullanıyoruz yani ekümenik ifadesini kilisenin içindede kullanıyoruz. Ancak kamusal alanda kullanmıyorıuz.' dediler. Şimdi bu mesele belki doğrudan ilintili alakalı olmasa da türbanın kamusal alanda kullanımının yasak olmasıyla örtüşen bir uygulamanın Türkiye'de mevcut olduğunu söylemek mümkün müdür acaba? Dini sıfat ya da simgelerin kullanımı Türkiye'de neden hep tartışma konusu oluyor size göre?

Aytunç ALTINDAL: İnanın bu güne kadar sorulan en doğru ve güzel soru. Bana bu güne kadar sorulmuş en doğru ve güzel soru. Neden neden derseniz ekümenik sıfatı konsillere ait olan bir sıfat Hıristiyan konsillerine yoksa ve tamamen siyasi bir sıfat 1. ekümenik konsili toplayan kişi Konstantin kendisi Hıristiyan bile değil yani Hristiyan olmayan bir imparator 325 yılında 1. ekümenik konsili toplamış. Tamamen siyasi nedenlerle, çıkışı bile öyle yani kelimenin. Ayrıca bu vatandaşın temsil ettiği görüşün yani Ortodoksluğun 451 yılı diyor ama 557'den sonra o aslında kendi kendini ekümenik ilan etmesi var neye karşı Papaya, Papa katolik. Bakın katolik de evrensel demek buda diyorki Papa mı üstün ben mi üstünüm? İkimizden biri. Ben imparatorun yanında olduğuma göre ben üstünüm. Dolayısıyla o katolik ise evrensel demek katolik, ben de ekümeniğim oda evrensel demek anlatabiliyor muyum? Tamamen siyasi bir kavram bu ekümenik kavramı, dini bir tarafı yok bunun .

Evet evet.

Aytunç ALTINDAL: Toplanan konsiller ekümenik. Ha ama şimdi daha büyük bir dert var.

Nedir o?

Aytunç ALTINDAL: O nedir o. Yeni Papa . 1986'da yayımlandı. Keşke getirseydim ben onuda. Kitabın ismi ‘ Curch Ecumenism and Politics ' Kilise Ekümenizm ve Politika. Ve bu yeni Papa ekümenizm şampiyonu kiliseler arası dayanışmayla Müslüman yani Hıristiyan olmayan diğer halklara yönelik ekümenik hareketlerin hızlandırılmasını isteyen, düşünen bu nedenle de Türkiye'ye çok yakında baskı yaptıracak olan bir Papa . Ve ermeni meselesinde de yaptıracak, Apo'nun serbest bırakılması meselesinde de yaptıracak, Türkiye'nin Avrupa ilişkileri konusunda da yaptıracak. Şimdi siz düşünün bakalım

Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlarda bu baskılara dayanabilmesi için nelere ihtiyaç var. Birincisi ihtiyaç olan nedir onu tespit etmek lazım ama bir avantaj var ortada Türkiye bunu kullanmalı. Protestan Almanya'nın radikal kökten dinci bir Papası var şu anda. Bu çok büyük bir siyasi avantajdır görebilen için . Bu konu üzerinde yoğunlaşılabildiği takdirde Türkiye'ye bir avantaj sağlayabilir. Çünkü bu Papa tıpkı Amerika'daki Evanjelikler gibi birlikte ekümenizm çatısı altında Türkiye başta olmak üzere bütün Türkiye Cumhuriyetleri'ni ve Çini tehdit etmeyi planlıyorlar bu ekümenizm adı altında ve bu Papaz da buradaki kiliseyide büyük Ortadoğu projesinde koç başı olarak Ruslar'a karşı kullanmak istiyorlar olay budur. Dolayısıyladır ki bunu çok iyi görüp bu manevrayı çok iyi sezip ona göre T.C. Devleti'ni yönetenler plan ve proje yapmalıdır.

Sn Altındal çok teşekkür ediyorum.

Aytunç ALTINDAL: Ben teşekkür ederim

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!